“Z” Kuşağı Gençler 2023 Seçim Sonuçlarını Nasıl Etkileyecek?

Dr. Nadir Çomak

İnsan, hayatı boyunca belirli yaşam devrelerinden geçer. Doğumla başlayan hayat yolculuğu erken çocukluk döneminde hayata dair önemli şemaların ve şifrelerin öğrenildiği dönemdir. Çocukluk dönemi ön ergenlik döneminden sonra gençlik yıllarının başladığı ergenlik dönemiyle devam eder. Gençlik dönemi, nüfus çalışmalarında 18-25 yaş aralığındaki hayat süresine karşılık gelen bir dönemdir.

2019 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun %15,6’sı genç nüfustan oluşmaktadır. Bir ülkenin huzur ve refahının sağlanmasında gençlerin katkısının çok önemli olduğunu söylemeye gerek yoktur. Bu nedenle gençlerin yetişkinler tarafından anlaşılması ve gençlik enerjilerinin olumlu işlere yönlendirilebilmesi büyük önem arz etmektedir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)’nin 2019 yılı verilerine göre 1997-2012 yılları arasında doğan toplam nüfus yaklaşık 20,6 milyon, 2019 yılında bu nüfusun yaklaşık 13,9 milyonu 7 ila 17 yaş arasında, 6,7 milyonu ise 18 ila 22 yaş arasındaydı. Bununla birlikte 2020 yılı itibarıyla 18 yaşını dolduracak kişi sayısı ise yaklaşık 1 milyon 228 bindi. Bunlara ek olarak 2019 yılı verilerine göre X kuşağının toplam nüfusu 16,2 milyon, Y kuşağının toplam nüfusu ise yaklaşık 21,9 milyon kişiden oluşuyordu (https://www.dogrulukpayi.com/bulten/z-kusaginin-oy-potansiyeli).

(Adıgüzel, O , Batur, H , Ekşi̇li̇, 2014), yaş gruplarına göre aynı tarihsel dönemde yaşayan insanların oluşturduğu nüfus kitlelerine kuşak adı verildiğini belirterek bu kuşakların “geleneksel kuşak, bebek patlaması kuşağı, X, Y ve Z” kuşakları olarak sınıflandırıldığını belirtmektedir. (Gürbüz, 2015) tarafından yapılan bir araştırmada bebek patlaması kuşağı, “X” ve “Y” kuşakları hakkında yapılan çalışmalara göre bu tanımlamaların ABD kaynaklı olduğu değerlendirilmesinde bulunularak, ABD kökenli kuşak sınıflandırmasının, Türkiye bağlamında geçerliliğinin kuşkulu olduğu sonucuna varıldığı iddia edilmektedir. Bu değerlendirmeye rağmen dünyanın hızla yaşadığı internet çağında sosyal medyanın etkisiyle dünya genelinde insanların birbirinden eskiden olduğundan daha fazla ve daha çabuk etkilendiğini göstermektedir. Farklı kuşakların davranış ve karakter özellikleri bakımından göstermiş olduğu farklı tutum ve davranışların varlığı bilimsel çalışmalara ihtiyaç bırakmayacak kadar aşikardır.

2000-2020 yılları arasında dünyaya geldiği kabul edilen “Z” kuşağına internet kuşağı ve “Kristal Nesil” da denilmekte olup Türkiye nüfusunun %’de 17’sine karşılık geldiği ve iş yaşamına tamamen girmemiş oldukları için bu kuşak hakkında literatürde yeterli çalışma bulunmadığı (Kuran, 2010’dan, Mengi, 2009, (www.dijitalajanslar.com)’dan akt. (Adıgüzel, O , Batur, H , Ekşi̇li̇, 2014) belirtilmektedir.

Geleneksel kuşak olarak nitelenen büyük dedelerimizden sonra 2. Dünya savaşının kıtlık yıllarının ardından gelen bebek patlaması kuşağı ve peşinden gelen “X” ve “Y” kuşağı bugün “Z” kuşağı ile birlikte yaşamaya devam ediyor. Kuşaklar tarihsel olarak geriye doğru gittikçe “Z” kuşağı ile anlaşmalarında birtakım sıkıntılar yaşanabiliyor. (Erten, 2019) tarafından Z kuşağının özellikleri hakkında yapılan çalışmada bu kuşaktaki gençlerin, genellikle akıllı telefon, tablet ve dizüstü bilgisayar kullandıklarını belirtmişlerdir. Gençlerin bu araçlarla müzik dinlemek, video filmi izlemek internette ve özellikle sosyal ağlarda gezinmek gibi etkinliklerle uğraştıkları belirtilmiş olup, teknolojik araçların olumlu bir amaç için kullanılmadığı zaman olumsuz ektilere ve teknoloji bağımlılığına yol açabileceğini belirtmektedir. Erten, aynı çalışmanın sonuç ve değerlendirme kısmında, “hayatımızda etkili ve aktif rol alan dijital teknolojilere yönelik gençlerin tutumları, ülkelerin geleceğini belirlemede etkili olacağını belirterek, Dijital teknolojilerin etkin kullanımı ile politik, siyasi, eğitim, ticari anlamda olumlu değişimler gerçekleşecek ve küresel platformda da söz sahibi olunabileceğine” vurgu yapmaktadır (Erten, 2019).

2023 yılında yaklaşık olarak 5 ile 7 milyon arasındaki “Z” kuşağındaki gencin seçmen yaşını doldurarak oyu kullanacağı hesaplanmaktadır. Buna dayanarak, Türkiye’nin 2023 seçimlerini gençlerin belirleyeceği öngörülebilir. Gezici Araştırma Merkezi Başkanı, gençlerin yüzde 87,5’inin anne ve babalarının kendi oy tercihlerini etkileyemeyeceğini ifade ettiğini ileri sürmektedir. Gençlerin sosyal medya tercihlerine de dikkat çeken Gezici, yüzde 76 gibi ezici bir çoğunluğun tercihini Instagram’dan yaptığını, yüzde 28’inin YouTube kullanırken, Twitter kullanma oranının ise yüzde 37’ye düştüğünü belirtmektedir (https://www.dw.com/tr). 

Geleceğin şekillenmesinde “Z” kuşağı gençlerin derin bir etkisinin olacağı öngörülürken yetişkinlerin gençleri daha iyi anlamak için çok daha dikkatli iletişim becerileri ve farklı iletişim teknikleri kullanmaları gerektiği bütün yalınlığı ile görülmektedir.

Gençleri anlamayanlar her açıdan kaybetmeye mahkumdur. İster aile içi iletişimde ister eğitim kurumlarında isterse siyaset ve iş dünyasında olsun “Z” kuşağı gençleri anlamak daha da büyük bir önem arz etmektedir.

KAYNAKLAR

Adıgüzel, O , Batur, H , Ekşi̇li̇, N. . (2014). Kuşakların Değişen Yüzü Vey Kuşağı İle Ortaya Çıkan Yeni Çalışma Tarzı: Mobil Yakalılar. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 19, 165–182.

Erten, P. . (2019). Z Kuşağının Dijital Teknolojiye Yönelik Tutumları . Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Elektronik Dergisi, 10(1), 190–202.

Gürbüz, S. (2015). Kuşak farklılıkları:Mit mi, gerçek mi? İş ve İnsan Dergisi, 2(1), 39–57.

İNTERNET KAYNAKLARI

https://www.dogrulukpayi.com/

https://www.dw.com/tr

https://data.tuik.gov.tr/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Websitemi Beğendiniz mi? Başkalarının da faydalanması için paylaşır mısınız? :)

RSS
Email Gönder
YouTube
YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram
Whatsapp