Beyin Kuruması (Küsmesi) Nedir?

Beyin Kuruması (Küsmesi) Nedir?

Dr. Nadir Çomak

İnsanlık tarihi bir yönüyle göçlerin tarihidir. Dünya’nın farklı bölgelerindeki insanların DNA özelliklerindeki benzerlikler insanların çok fazla göç ederek birbirleriyle akraba olduklarını desteklemektedir. Göçlerin tarihi insanlık tarihi ile yaşıt olduğu gibi beyin göçü kavramı da bilim tarihi ile yaşıttır desek yanılmamış oluruz. Nitelikli ve iyi yetişmiş insanların yaşadıkların yerden başka ülkeler gidip yerleşmesine beyin göçü adı verilmektedir. Beyi göçüne neden olan birtakım faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler ana hatlarıyla itici faktörler ve çekici faktörler olmak üzere iki başlık altında toplanabilir. İtici faktörler beyin gücü denilen yetişmiş ve iyi eğitim almış bireylerin yaşadıkları ülkelerden ayrılıp başka ülkelere yerleşmelerine neden olan olumsuz etkiler anlamına gelir. Çekici faktörler ise beyin gücünü kendisine çeken ve beyin göçüne neden olan cazip şartları ifade etmektedir. Az gelişmiş gelişmekte olan ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik çalkantılar ve anti demokratik yaklaşımlar üstün nitelikli bireylerin göç etmesini hızlandırmaktadır. Gelişmiş ülkelerin siyasi istikrarı, ekonomik ve teknolojik gelişmişlik seviyesi, insan hakları ve demokrasi konusunda sunduğu imkanlar üstün yetenekli bireyleri kendisine çekmektedir. Dünya’da en fazla beyin göçü alan ülkelerin başında ABD gelmektedir. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler bir yana Kanada gibi gelişmiş ülkeler bile ABD’ne beyin göçü vermektedir. Türkiye ABD’ne beyin göçü veren ülkeler arasında sekizinci sırada gelmektedir. OECD ülkeleri arasında da Türkiye beyin göçü veren ülkeler arasında en fazla göç veren ülkeler arasında Jamaika ve Fas’tan sonra üçüncü sırada gelmektedir. Beyin göçü alan ülkeler arasında Amerika, Kanada, Avustralya, İngiltere, Fransa, Almanya ilk altı sırayı almaktadır.

Beyin göçü olgusunu anlatan farklı kavramalar bulunmaktadır. İnsanların yalnızca bedenen bir ülkeden başka bir ülkeye gitmesinin yanında kendi yaşadıkları ülkelerdeki küresel büyük şirketlerde çalışmaları ya da sanal olarak internet üzerinden dünyanın farklı yerindeki bir büyük şirket için çalışması gizli beyin göçü olarak adlandırılmaktadır. Beyin göçünü anlatan bir diğer kavram da beyin bolluğu kavramıdır. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde o kadar bol beyin vardır ki bu yaklaşıma göre bu bolluk beyin taşması olarak tanımlanmaktadır. Taşan bu beyinler de kıymeti bilinmediği için başka ülkelere gitmek için hazır hale gelmektedir. Fakat beyin göçü kavramını anlatan asıl dikkat çekici bir diğer kavram, beyin kuruması ya da beyin küsmesi olarak nitelenen kavramdır. Gençlerin ve üstün nitelikli ve iyi eğitim almış bireylerin kendi ülkesinin siyasal sistemine duyduğu derin güvensizlik genç beyinlerinin küsmesi ile sonuçlanmakta ve küsen beyinler başka ülkelere gitmek için yollar aramaya başlamaktadır. Yeditepe Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre (Lüküslü, 2020) gençlerin %76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak istiyor. TGSP tarafından yapılan bir gençlik araştırmasında (2018) Gençlerin en temel problemi eğitim sistemindeki aksaklıklar, bitmeyen sınavlarla mücadele etmek zorunda kalmak, ailelerin beklentilerini karşılayamama, eğitim alınan konuda istihdam edinememe veya çalıştığının karşılığını maddi-manevi görememe şeklinde ifade edilmektedir.

Türkiye, dijital dönüşüm çağını yaşadığımız bu günlerde Endüstri 4.0 devrimini yakalamak zorundadır. Bu nedenle en büyük sermaye olan insan sermayesini doğru bir şekilde ülke kalkınmasına dahil etmelidir. Genç ve üstün nitelikli gençlerin mutluluk seviyesini artırmalı, ülkemizin yaşanılabilir ve tercih edilebilir bir ülke olması için yaşam memnuniyeti standartlarını yükseltmelidir. Türkiye’nin hiçbir ferdini küstürme, ötekileştirme ve uzaklaştırma lüksü yoktur. Kanunen suçlu bulunup hüküm giyenler dışında her Türk vatandaşı masumdur ve birinci sınıf vatandaş olma hakkına sahiptir.

Türkiye’den gerçekleşen beyin göçünü tersine çevirmek için 2010-2015 yılları arasında TÜBİTAK tarafından başlatılan çalışmalar iyi niyetli fakat yetersiz bulunmuştur. Beyin göçünü tersine çevirmeye yönelik yeni projeler yapılmalıdır. Gelişmiş ülkelerin beyin göçü kazanmak için göçmen yasalarını düzenlediği gibi Türkiye’nin de beyi göçünü tersine çevirmek için planlama ve yasal düzenlemeler yapması yerinde olacaktır.

Beyin göçü konusunda iki temel modelden bahsedilir. Bunlardan insani modele göre beyin nerede olursa olsun insanlığa hizmet eder. Milliyetçi modele göre ise beyin göçü göç veren ülkeleri fakirleştirir.

Sizce Türkiye beyin göçü planlamalarını insani modele göre mi yoksa milliyetçi modele göre mi belirlemelidir?

Türkiye genç beyinlerin kendi ülkelerine küsmemesini ve beyinlerin kurumamasını nasıl temin etmelidir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Websitemi Beğendiniz mi? Başkalarının da faydalanması için paylaşır mısınız? :)

RSS
Email Gönder
YouTube
YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram
Whatsapp